Siz Hiç oldunuz mu?
- Esra Oğur

- 13 Nis 2020
- 1 dakikada okunur
Hiçlik hissini bilir misin? Boşlukta bir tüy gibi savrulmayı. Ne kadar narin ve hafif olursan o kadar çok savrulduğun gerçeğini. Ne kadar doldursan da hala dolmadığı hissini. Ya da şuan benim olduğum gibi soğuktan donarken içinin yanması hissini. İnşallah bilmezsin. Ben bir çok şeyi bilmek istemezdim. Bildiğin arttıkça tüy ağırlaşırmış çok fazla savrulmazmış ama bu seferde ağırlığıyla dibe çökmeye başlarmış. Herkes bir tüydür aslında. İlla ki bir yerden kopmuş veya koparılmak zorunda kalmış. İnsanlar nereden geldiğinin önemi yok dese de bir Anka Kuşundan gelen tüy elbette farklı olacaktı. Bir gerçek var ki bir Anka Kuşu tüyü olman savrulmaya engel olmayacak. Sadece bir yeniden doğuşun var olduğunun bilincinde yaşayacaksın. Bazı tüyler daha renklidir, bazısı daha güçlü, bir diğeri daha narin.
Narin kumaş çabuk yıpranır hep düşük sıcaklıkta yıkanmalıdır adı gibi narin davranılmalıdır. Ama en ufak fazla gelen sıcaklık onu çok yıpratır. Peki narin kumaş olmak kader midir? Narin kumaş geliştirilirse yüksek ısıya dayanabilir mi ? Yada bir kez yıprandıktan artık yıprandığını gizleyebildiği için narin olmaktan vazgeçtiği mi sanılır. Bilin ki yanılınır sadece kumaş kamufle olmayı öğrenmiştir. Yıpranma devam eder.




Yorumlar